Posts Tagged ‘askeri vesayet’

Ordu Reklamı

Mart 18, 2009

Hadi 4 resmi bayramda asıyorsunuz afişlerinizi, asın, yapın doyasıya reklamınızı. 10 Kasım’da da anın başkomutanı. Ama, öğretmenler günü, şehitler günü, kadınlar günü, nevruz ve hatta türk dil bayramı gibi, kutlanabilecek/anılabilecek ne kadar gün varsa, niçin her otobüs durağından, her billboarddan reklam yaparak değerlendiriliyor? Neden bangır bangır ordu reklamı yapma gereği duyuyorsunuz? Anketlerde güvenilirlik oranınız mı düştü? İnsanlar askere mi gitmiyor? Sanki mümkün, sanki askere gitmemek, eline silah almamak bir insani hak. Zaten sike sike gidiyoruz. Zaten sike sike TSK hala “en güvendiğimiz kurum.” Neyin reklamını yapıyorsunuz? Kime yapıyorsunuz?

Vergilerden, oynanan her sayısal loto, süper loto, iddaa kuponundan, dini bayramlarda toplanan zekat zarflarından,  ve dahi sinema biletlerinden en güzel oranlarda aldığınız yüzdeler neden bu reklamlara gidiyor? Ki bu reklamlar, buz dağının sadece görünen yüzü. Kim bilir o sivil denetlemeden muaf bütçenizi nerelere çar çur ediyorsunuz. Ultra-opak, dikenli tellerle çevrili ve dış duvarlarında her beş metrede bir halkın %20’sinin konuştuğu dil hariç diğer bütün dünya dillerinde yazılmış kırmızı tabelalarla girmenin yasak olduğunun belirtildiği, her şehrin en güzel yerine çöreklenmiş mekanlarınızda, nerelere harcanıyor bu paralar daha kim bilir. Sormuyoruz, soramıyoruz. Sorsak, dava açsak, o davaya da askeri mahkeme bakıyor. Ne güzel kurulu sistem. Tıkır tıkır işliyor.

O para halkın parası, o para benim param, ve her hafta kafanıza esen bir gün bulduğunuz her billboardu kiralamak için kullanılmasını istemiyorum. Doğru düzgün paraşüt alın o parayla da daha fazla asker şehit olmasın bok yoluna.

Ha bir de, o günün adı, dünya emekçi kadınlar günü.

Ergenekon ziyareti

Eylül 3, 2008

Ülkenin silahlı kuvvetleri gidiyor bir takım tutuklu, haklarında çok ciddi suçlamalar olan adamları ziyaret ediyor, üzerine bir de “bak size güveniyoruz, bunlara bi şey yapmayın ha” diye babalanıyor yargı‘ya. Sirke döndü memleket.

Al genç sivillerin yazısı, boldları ben yaptım:

Veli Küçük buna çok darılacak

Yeni Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un ilk icraatı Ergenekoncu meslektaşlarına sahip çıkmak oldu.

Kocaeli Garnizon Komutanı, Başbuğ’un emriyle Ergenekon tutuklusu Tolon ve Eruygur’u ziyaret etti. Bir de Genelkurmay, ziyaretin TSK adına yapıldığını sanki sormuşuz gibi, göğsünü gere gere açıkladı.

Çok merak edilen “Ergenekon’un muvazzaf subaylara ilgisi” böylece ortaya çıkmış oldu.

Genelkurmay Başkanı bu hareketiyle sözde değil, özde bir Genelkurmay Başkanı olacağı mesajı vermeye çalışırken bir kez daha hepimize özde değil sözde bir demokrasimiz ve hukuk devletimiz olduğunu hatırlattı.

Ayrıca bu ziyaretle Şemdinli’deki bombacı askerler için “Tanırım, iyi çocuklar” diyen Büyükanıt’tan sonra, İlker Başbuğ da “Tolon ve Eruygur’u tanırım, iyi paşalardır’ diyerek post-modern odaklara inat bir askeri geleneğe sahip çıkmış oldu.

Ama bu ziyaretin başka bir emekli paşa ve Ergenekon tutuklusu olan ancak bunca zamandır TSK tarafından ziyaret edilmeyen Veli Küçük’ü derinden yaraladığını tahmin etmek güç değil.

Yine hiç şüphe yok ki bu ziyaret ” artık komutanlardan laf değil icraat istediğini” belirten küskün Deniz Baykal’ın da gönlünü çelecektir.

TSK’nın resmen ve bağıra çağıra “Ergenekon’un iyi paşalarını” ziyaretinden sonra, Şemdinli’de Ferhat Sarıkaya’nın başına gelenlerin Ergenekon Savcısının da başına gelmesinden endişe ediyoruz.

Bu ziyaretin neden yapıldığı ve neden böyle duyurulduğu hakkında hemen bütün bu paşaların bağlı olduğu hükümetten ve aylardır zırt pırt “yargıya müdahale ediliyor” diye muhtıralar yayınlayan Yargıtay ve Danıştay’dan birer açıklama bekliyoruz.

Melih Gökçek’i görevden al!?

Ağustos 13, 2007

“Melih Gökçek’in yaptıklarından ak parti sorumludur ve kendisini derhal görevden almalıdır.”

“İçişleri Bakanlığı ve valilik, belediye başkanlarını görevden alabilir, almalıdır.”

Bunları diyenler gerçekten bunların olabilirliğine inanıyorlar mı? Bu ülkede, görevden alma (hadi buna istifa etmeyi de ekleyelim) kriterinin “işini iyi yapma” olduğuna gerçekten inanıyor musunuz?

Evet aslında, belki de kriter bu bazen. Ama biraz ters işliyor sanki? Görevini yapıp Yaşar Büyükanıt hakkında iddianame hazırlayan Van Savcısı Ferhat Sarıkaya, halka ne dilde konuşuyorsun diye anket yapıp %72 kürtçe, %24 türkçe, %3 süryanice, %1 arapça sonucunu alınca bu 4 dilde belediyecilik hizmeti vermeye niyetlenen Sur Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş görevden alınırken seçimde başarısız olanlar, yolsuzlukları meydana çıkanlar, açık açık suç işleyenler koltuklarında keyif çatmaya devam ediyorlar.

“Avrupada böyle bir skandal olsa bir gün daha görev başında kalamazdı.” Hadi canım? Bu ülkede işler evrensel kriterlere göre yürüseydi, Ulaştırma Bakanı istifa etmiş, Genelkurmay Başkanı 3 kez görevden alınmış, Deniz Baykal 2 kez istifa etmişti. Melih’e falan gelene kadar ohoo…

edit: arapça %4 değil %1′miş.