Kürt sorununda “yabancı” aracılı çözüme temkinli yaklaşması anlaşılabilirdi. Tarikatçı Sertab Erener komedisini de “eheh” diyip görmezden gelebilirdim. Ama bu haberdeki o cümle, bardağı taşıran son damla oldu:
İslami kesime yakınlığıyla bilinen Taraf Gazetesi.
Amaçları ne bilmiyorum, ama bir çok konuda nispeten yakın görüşü savunan iki gazeteden birinin diğerine böyle bir çamur atması, nasıl desem, “düşündürücü.” BirGün’ün, Taraf’ın “islami kesime yakınlığıyla bilinen” bir gazete olmadığını bilmemesi mümkün değil. O sadece kemalistlerde olan bir “bizden değilsen onlardansın” sanırısı olabilir. Ama buna rağmen yazılan bu cümle, hiç bir şey değilse okura saygısızlık. Güvendiği bir gazetede, başka bir gazetenin “islamcı” olduğunu okuyan biri, artık uzun bir süre o gazeteyi öyle görecektir. Yeniçağ’ın “Ufuk Uras, AKP’ye yakınlığıyla biliniyor.” yazmasından farkı yok bunun. (Hatta bu daha kötü, ortalama Yeniçağ okuru için, AKP, ÖDP’den 10 kat iyidir çünkü)
Bugün itibariyle BirGün’le aramdaki bağ kopmuştur. “Okuduğum 2 gazeteden biri”, “sokakta birinin okuduğunu görünce mutlu olduğum gazete”, “daha fazla kişi tanısın diye okuduktan sonra oraya buraya bıraktığım gazete” değildir artık BirGün. Artık Milliyet neyse, Sabah neyse, BirGün de odur benim için. Daha fazlası değil.

