Posts Tagged ‘bizden değilsen onlardansın’

Var birbirlerinden farkları

Şubat 8, 2008

Dünkü BirGün’de ABD’ başkanlık ön seçimleri ile ilgili haberin başlığı: Yok Birbirinizden farkınız. Hiç bir kanıta dayanmayan önyargı dolu haberin bir kısmını aktarayım:

Cumhuriyetçi Parti’de ise “Süper Salı”nın galibi McCain, 9 eyalette kazanırken, 7 eyaletten muhafazakar eğilimli ve Mormon kökenli eski vali Mitt Romney, 5 eyaletten de “evanjelik” dindar Hristiyanların desteklediği eski vali Mike Huckabee önde çıktı.

Belirtilmemiş ama, diğer ikisine muhafazakar ve dindar denmiş. Demek ki John McCain farklı olabilir. Ki öyle hakkaten de, kendisi en azından Cumhuriyetçi Parti’nin en muhafazakar olmayan adayı.

…2003 yılında Irak’ın işgal edilmesi kararını desteklemiş olan Clinton ise…

Aha bak, Clinton Irak işgalini desteklemiş. Obama desteklemedi.

Bu sözlerin birer seçim taktiği olduğu ve savaş karşıtı delegelerin oylarının hedeflendiği görülüyor. Ekonomi alanında da vergi indirimi gibi vaatler sunan adaylar, iş başına geldiklerinde bunları unutuyor. Demokratlar ile Cumhuriyetçiler arasındaki temel farkın onları destekleyen iş dünyası lobileri olduğu biliniyor. Demokratlar daha çok bilişim ve fınans sektöründen destek görürken, Cumhuriyetçiler silah ve petrol lobileri tarafından destekleniyor.

Başlardaki nasıl “gördüğümüz” belli olmayan tamamen subjektif yorumlardan öte, şu sonda kalın olarak yazdığım fark, bu saldırgan başlığı atmamak için yeteri kadar büyük bir fark değil mi? Sen ki çook çok az antimilitarist yayınlardan birisin şu ülke üzerindeki. “Bilişim ve finans sektörü” ile “silah ve petrol lobileri”ni nasıl bir tutarsın?

Aslında tüm adayların ortak noktası, Amerika Birleşik Devletleri’nin emperyalist politikalarını en iyi uygulayacak kişinin kendisi olduğunu savunmak. Yoksul halklara ise bu reality şovu uzaktan izlemek düşüyor.

Oooh! Çakmış klasik anti-amerikan ezberini de en sonunda, çok bilmiş bir tavırla. “Aslında böyle böyledir, bütün gördükleriniz yalan.” Amerikan sistemi çok sorunlu olabilir, sadece 2 parti, ki birbirlerinden çok da uzak olmayan 2 parti yaşama alanı bulabiliyor olabilir, ne bileyim bir yerlerden bol bol para bulamayanlar (Huckabee bulamıyormuş pek misal) propaganda bile yapamıyor olabilir. Hepsi sonunda Amerikan emperyalizmine bir şekilde hizmet edecek, o da kesin, ama bu kadar da yüzeysel olmamalı BirGün’üm. Böyle “yok birbirinizden farkınız” diyerek militanca kestirip atmamalı. Bu ne yahu? soL mu okuyorum BirGün mü belli değil.

Ne yaptın MHP?! (ya da CHP’nin muhalefet anlayışı)

Şubat 6, 2008

Onur Öymen dün bir yerlerde “muhalefet iktidarın paratoneri değildir, iktidarın eksiklerini tamamlaycağına iktidara karşı çıkmalıdır” gibisinden bir şeyer söyledi. İşte CHP’nin en şahane yanlışlarından biri; muhalefeti, iktidarın dediğinin tersini demek sanmak. 2002′den beri çok sinir bozucu bir şekilde kendisini gösteriyor. Hatta bir aralar bütün politikalarını “AKP’nin ak dediğine bok demek” üzerine kurmuşlukları o kadar absürd bir hal almaya başlamıştı ki, AKP’nin kırk yılda bir uyguldığı “sosyal” politikalara, normalde CHP’nin yapıp da AKP’nin karşı çıkması gereken olaylarda bile AKP’ye karşı çıkmaya başlamışlardı da, şanslarına şu Cumhurbaşkanlığı olayları falan çıkınca biraz fark edilmemeye başlandıydı bu saçmalıklar.

MHP, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Gül’e desteğinden sonra, üniversitelerde türbanı serbestleştirme konusunda da AKP’ye destek verdi ya, seçimlerde “sağcıysanız mehepeyeeeeğğ, solcuysanız cehepeye” nutukları atanlar, “laik atatürk cumhuriyeti’nin varoluşu ve bütünlüğü için, dün bana işkence etmiş olanlarla bugün el ele vermeyi yurtseverliğin doğal ve sade gereği sayıyorum” diyenler çok şaşırdılar. İhanete uğramış gibi hissedip MHP’ye sövmeye başladılar. Yahu, kim dedi size MHP türbana karşı çıkacak? Adamlar Türk-İslam sentezcisi. “Tanrı Dağı kadar Türk, Hira Dağı kadar Müslüman.” MHP’nin tabanında başı açık kadın oranı kaç? Ülkücü cengaverlerin kaçı sizin gibi “modern”, “çağdaş”? Kaçının karısının başı açık, operalara, balelere gidiyor tayyör giyip koluna kocasını takıp? Bu nasıl bir paranoyadır, nasıl bir delirmedir ki gözleri kör ediyor, bu kadar kadar basit bir gerçeği göremiyor: “MHP’nin seçmeni, üniversitelerde türban istiyor!”

Hatta şuna da iddiaya girmek isterim ki, eğer türban serbest bırakıldıktan sonra, türbansız öğrencilere bir baskı olacaksa, bu baskıyı yapanların çok büyük çoğunluğu faşistler, ülkücüler, yani MHPliler olacaktır. Aha bunu da buraya yazıyorum.

Neyse, başta dediğime döneyim. MHP’nin en azından adam gibi bir politikası var, Türklüğü ve Müslümanlığı üstün görüyor, ona göre davranıyor. 301′in en baba savunucusu olacak (o vakit CHP ile araları yine düzelir, merak etmeyin), ruhban okuluna tabii ki karşı çıkacak ölümüne, ama türbanın serbest bırakılmasına da tabii ki destek verecek. Gerektiğinde suya haç atıp çıkarmaya çalışan gariban 7-8 yunan genci dövecek ülkü ocakları, gerektiğinde ÖDP bildirisi dağıtanları şişleyecek kahvehanelerde tabanları, Ama en azından bir yol tutturmuş, o yolda yapacaklar yaptıklarını. CHP’nin 6 yıldır yaptığının tersine. Ne demek lan “muhalefet iktidara karşı çıkar.” “Müzmin muhalefet” o senin dediğin. Partinin “muhalefet”ten genel olarak anladığı bu zaten anlaşılan. Boşuna koymamış sözlükte insanlar müzmin muhalefet, müzmin muhalif ve her seye muhalefet insanlar başlıklarına o bakınızları.

ek: Seçimlerden önce “chp gümbür gümbür geliyor, %35 alır, akepe bitti, erdemli tarhana, hohoho” diyenlerle şimdi “allah allah mehepe neden böyle sattı bizi yahu” diye kara kara düşünenler aynı kişiler nedense?

Yağmur duası

Ağustos 12, 2007

Harikulade insan, ebedi onursal Ankara Büyükşehir Belediye Başkanım Melih Gökçek, “Yağmur duasına ateistler karşı çıkıyor” gibi bir şeyler saçmalamış. Son zamanlarda ülke çapında her an karşımıza çıkan “bizden değilsen onlardansın” yaklaşımına şahane bir örnek vermiş. Sen kalk “Allah’ın işi, Allah’ın bu kadar afet vereceğini öngöremedik, öngören varsa gereğini yapsaydı” diye atıp tut, dalga geçer gibi “tatile çıkın” de, 15 yıllık başkanlığında, ne zamandır söylenen kuraklık tehlikesine karşı kıçını kaldırıp iki boruyu döşeme, sonra çıkıp dua et, halk tabii tepki gösterir. Otur işini yap be adam!

Bir de şu var, “modern” kesimde devamlı (mesela akşam haberleri sırasında, evde) karşılaştığım bir yaklaşım; “keh keh keh, yağmur duası ediyorlar yauuw, hiç olacak iş mi?”. Bu yaklaşımın kaynağı, sanırım “Bak bak dincilere bak, yağmuru bile duayla yağdırıcalar akılları sıra, şeriatı da getirir bunlar yakında” korkusu. “Toplumsal cinnet”in bir etkisi yani. (Diğer bir sebep de elleri aşağıya doğru tutmaları olabilir tabi, alışıldık bir görüntü değil, komik geliyor insana.) Allah allah, sen “oğlum/kızım şu sınavı geçsin” diye dua ediyorsun, “deprem olmasın” diye dua ediyorsun, ama şu sıralarda ülkenin neredeyse yarısının en büyük sorunu olan susuzluğun azalması için yağmur yağmasını isteyen insanlar bunun için dua edince bir Cüneyt Arcayürek, bir Tuncay Özkan (ıssız adaya düşsem yanıma alacağım üç şeyden ikisi) edasıyla, “keh keh” diyorsun? Susuzluktan kırılırken bir umutla camiye giden halka tepeden bakıyorsun? Var mı öyle?

Not: Vurgulayayım, bahsettiğim “keh keh” yaklaşımı, halkın camide dua etmesine karşı olan yaklaşım. Yoksa Melih Gökçek’in “dua edin” demesine ben de derim “keh keh”, daha ağır konuşurum hatta, kalbini kırarım.