İşte Zaman Gazetesi‘nin büyük habercilik başarısı. Haberimizin başlığı Cumhuriyet yazarı, Roj TV’de ‘ayrımcılık’ yaptı.
Cumhuriyet Gazetesi yazarlarından Erdoğan Aydın ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Kazım Genç, önceki akşam bölücü terör örgütü PKK’nın yayın organı Roj TV’ye konuk olarak katıldı.
Programda sürekli olarak Silahlı Kuvvetler aleyhine propaganda yapılması dikkat çekti. Aydın, Türkiye’de sadece Kürt ve Alevi sorununun değil, Sünni ve Türk sorununun da olduğunu öne sürerken programda sık sık Türkiye’de linç kültürünün geliştiği, sokaklarda faşizan sürecin yaşandığı dile getirildi. Roj TV son olarak PKK terör örgütü tarafından kaçırılan Türk askerlerinin ailelerini arayarak görüştürmüştü. Cumhuriyet Kitapları arasında birçok kitabı yayımlanan Erdoğan Aydın, Cumhuriyet Gazetesi’nin ekinde de yazıyor.
Devamlı muğlak ifadeler, “programda sürekli olarak Silahlı Kuvvetler aleyhine propaganda yapılması dikkat çekti“, “programda sık sık Türkiye’de linç kültürünün geliştiği, sokaklarda faşizan sürecin yaşandığı dile getirildi” Cumhuriyet “yazar”ı mı yaptı, dile getirdi, kim yaptı belli değil, belki de adamcağız savundu Silahlı Kuvvetleri. 2 tane de adamın söylediği cümle yazsaydınız da anlasaydık bölücü müymüş neymiş. Hem şu sokaklarda yaşanan durum, Zaman çok mu hoşnut acaba bundan? Hani bu yazı Tercüman’da, Takvim’de, Yeniçağ’da çıksa anlardım da, Zaman’ın orada burada dtp binasına saldırılmasına zil takıp oynadığını hiç sanmıyorum. (Ek: İnternet sitesinde, bu haberin hemen yanında link var işte: Teröre karşı haklı tepki istismar ediliyor, provokasyona dikkat!)
“Roj TV son olarak PKK terör örgütü tarafından kaçırılan Türk askerlerinin ailelerini arayarak görüştürmüştü.” de çok lüzumsuz olmuş, buna bakıp “vay şerefsizler” mi dememiz gerekiyor? Başta zaten demişsin “pkk’nın yayın organı” diye, orada demiştik biz onu.
Asıl bomba ise en sonda. “Cumhuriyet Kitapları arasında birçok kitabı yayımlanan, Erdoğan Aydın, Cumhuriyet Gazetesi’nin ekinde de yazıyor.” Yani adam “cumhuriyet yazarı” falan değil. Muhtemelen arada bir yine adı meçhul “ek”te yazıları çıkıyor. O zaman Aysel Tuğluk bir şey deyince de, “Radikal yazarı şöyle yaptı böyle yaptı” diye haber yapalım. Oh ne güzel. Kitap yayınlama konusuna gelince, bir gazete, zamanında bazı kitaplarını yayınladığı bir yazarın bütün görüşlerinden, hatta katıldığı bütün tv programlarında savunulan görüşlerden sorumlu mudur? Gerçi kendi yazarı olsa da (Oral Çalışlar, Mehmet Altan’la program yapıyor lan.) geçerli bu soru, ama bu daha da acayip.
Son olarak, şu “Vay hain, bebek katilinin yayın organında çıktı!” tavrına değinmek lazım. Roj tv‘de zamanında ak parti milletvekilleri de programlara katılmıştır, Zaman’ın da bunları haber yaptığını sanmıyorum. Yoksa o programlar silahlı kuvvetleri öven, Türk milleti’nin yüce özelliklerinden falan bahseden programlar mıydı? Bilemiyorum, belge yok elimde.
Anlamadığım, ne yapmaya çalışıyor ki Zaman, “bakın ulusalcı gazete aslında bölücü işbirlikçisi” mi demeye çalışıyor? Bunu okuyup gaza gelip “Cumhuriyet tsk aleyhinde propaganda yaptı!” diye cumhuriyet almaktan vazgeçmesi mi bekleniyor “zaman okurları”nın?
Not: Bu etiketlerde “medya” ve “yalan” ne kadar da çok yan yana geliyor. Tuhaf şey…