Posts Tagged ‘dtp’

29 Mart Notları

Mart 31, 2009

29mart1

Ankara

Melih Gökçek, Ankara’da 15 yıldan sonra bu kez sanırım gerçekten son kez seçildi. (Bir daha aday olmayacak yani, ondan.) Oyları %56′dan %38′e düştü ama, yetmedi. “Mansur Yavaş anca %10 alır, eheh meheh” diyen Tarhan Erdem de kına yaksın. %27 aldı Mansur Yavaş. Ben de ona oy vermiştim, hala da kazansa kazansa onun kazanabileceğini düşünüyorum. İçim rahat. “MHP’ye de oy vermedik demeyiz, eheh.”

hakparAnkara İl Genel Meclisinde oyumu verdiğim HAKPAR, %0.11 alarak Şükrü Erbaş’ın %0.7’sinden sonra kişisel tarihimde “a new low” set etmemi sağladı. 3 milyonluk Ankara’da benden başka sadece 2947 kişi daha oy vermiş. Diyarbakır’da bile %1′e ulaşamayan HAKPAR’ın en büyük başarısı Ağrı belediye başkanlığında aldığı %1.33 oldu. Kurarsınız federasyonunuzu artık Ağrı’da. ahah.

Ankara – Çankaya‘da halk tarafndan pek tanınmayan CHP adayı Bülent Tanık , meşhur AKP adayı Bülent Akarcalı‘ya anlamsız bir fark (36 puan!) attı. CHP’nin oyları 8 puan artarak %58 olurken, AKP 15 puan düşerek %22′de kaldı. Ben, ikisi arasında karar veremediğim için DTP çatısı altında seçime giren solun ortak adayı Serpil Köksal’a vermiştim, %0.45 aldı. eheh.

Yenimahalle‘de CHP, AKP’yi yenmiş bu sefer. Bu 5 sene Yenimahalle’yi de bok götürecek anlaşılan. (CHP yüzünden değil, Gökçek yüzünden.)

ÖDP, Sosyalistler, Yeşiller

odpÖzgürlük ve Dayanışma Partisi (ÖDP), Hopa‘da ön seçim yaptı, ön seçimde o sıradaki başkan Yılmaz Topaloğlu seçilmedi, bunun üzerine kendisi de bağımsız aday oldu, sonuçta ÖDP %8, Topaloğlu %18 aldı, Hopa, %25 ile CHP’ye gitti. Demek ki ön seçim de her zaman çok hayırlı olmayabiliyormuş.

Hatay – Samandağ’da ÖDP, Tunceli -Mazgirt’te Emek Partisi (EMEP)olmak üzere sosyalistler 2 ilçe belediyesi kazandı, ayrıca Hatay – Aknehir, Kırıkkale – Hasandede ve Malatya – Ağılbaşı belde belediye başkanlıklarını da ÖDP kazandı. (Henüz EMEP veya TKP herhangi bir beldeyi kazandı mı bilmiyorum.) Böylece (DTP hariç) sosyalistler toplam belediye sayılarını %150 arttırdı. (1 ilçe + 1 belde‘den 2 ilçe + 3 belde‘ye çıktı.)

Edit:  Tunceli’nn Hozat, Pertek ve Nazımiye ilçelerini ve Rize – Çamlıhemşin‘i bağımsız sosyalist adaylar, Tunceli’nin Darıkent beldesini de EMEP almış. Yani 6 ilçe + 4 belde sosyalistlerin. %400 artmış sosyalist belediye sayısı. Oha.

İstanbul Büyükşehir’de DTP’den solun ortak adayı Akın Birdal, anca %4.6 alabildi. Sırf Kürtler verse bile %5′i geçmesi gerekirdi, solcular Kılıçdaroğlu’na mı verdi n’aptı?

Geçen gün bahsettiğim, DTP, EMEP, ÖDP, SDP ve bir sürü oluşumun desteklediği Yeşiller adayı Nursel Şengür,, Kadıköy‘de %0.13 (445 oy) alarak TKP’ye bile geçildi. Ki DTP’nin bir önceki seçimde Kadıköy oyu %2. Çok acı gerçekten. Beyoğlu‘nda ise Sosyalist Feminist Kolektif‘in adayı Ülfet Taylı Taş ise 398 oy (%0.28) aldı. (DTP’nin oyu %6)

Sivas ovası, Alperen yuvası!

bbp

Sivas Merkez’de BBP adayı Doğan Ürgüp %51, il genel meclisinde ise BBP %37 almış. Hey yavrum hey. Şu haritaya bak, nasıl da lacivert bir güneş gibi doğmuş ülkeme Büyük Birlik! Merkez’de BBP geçen yerel seçimde %20 almıştı, genel seçimde ise bağımsız aday olan Muhsin Yazıcıoğlu sadeceı %10 ile milletvekili seçilmişti. Sivas’ın dışnda, Maraş ve Bayburt’ta da belirgin bir oyu var BBP’nin.

Büyük Birlik Partisi (BBP) ve Saadet Partisi, oylarını %100 arttırdı! BBP %2.3′ü, Saadet %5.2′yi buldu. AKP’den çok daha “dinci” olan bu partilerin AKP’den oy çalması, şimdilik çok mutlu ediyor bizim “çağdaş”ları. Allah sonumuzu hayır etsin.

İzmir Kalesi

chpİzmir’de CHP‘ye bir haller oldu. AKP’nin kazanacağına kesin gözle bakılan, AKP’nin sınırlarını kendi kazanacağı şekilde ayarladığı iddia edilen yeni ilçeler Bayraklı ve Karabağlar, ve hatta ömrü billah selamet-refah-fazilet-AKP’yi seçmiş olan Kemalpaşa bile dahil olmak üzere 30 ilçeden 28′ini CHP aldı, Tire’yi 7 puan farkla DP‘ye kaptırdı, Bayındır’ı ise sadece 14 oy farkla AKP’nin kazandı. “Hadi lan ne kalesi, daha 2 seçim önce Burhan Özfatura’yı seçtiniz” diye dalga geçtiğim İzmir, hakkaten kale olmuş, haberimiz yok. Şuna bak. (Bayındır yenilenmemiş burada henüz.)

İzmir – Konak‘ta Eski SHP’li başkan şimdi AKPli aday Ahmet Sarışın sadece %26, eski DSP’li başkan şimdi DSP’li aday Erdal İzgi sadece %3.6 alırken, CHP’nin ilk adayı kabul edilmeyince seçtiği ikinci adayı Hakan Tartan ise %56 ile “sildi süpürdü”. DTP adayı Mizgin Irgat ise oyları düşmesine rağmen diğer partiler eridiği için %7 ile 3. oldu Konak’ta.

Deniz Kenarı

29-mart-baskanAKP’ye deniz kenarında oy yok. Toplamda belediye başkanlıklarının yarıdan fazlasını alan AKP, denize kıyısı olan 28 ilden sadece 9′unda kazanabildi.

CHP ve MHP ise, sadece deniz kenarında var. Her zamanki gibi, hatta her zamankinden daha yoğun bir şekilde deniz kenarlarını CHP (Kırklareli, Tekirdağ, Çanakkale, İzmir, Aydın, Muğla, Antalya, Mersin, Zonguldak, Sinop, Giresun, Artvin.)  alırken, denizin en kenarı olmayan, ama kenara çok yakın şehirleri MHP (Manisa, Balıkesir, Uşak, Isparta, Osmaniye, Adana, Kastamonu, Bartın, Karabük, Gümüşhane.)  aldı. MHP iç anadolu’yu iyice AKP’ye bırakıp, batıya ve güneye kaydı.

Sonuç olarak, deniz kıyılarında CHP, onun bir iç halkasında MHP, daha içinde de AKP kazandı. Aferin. Kurcaladınız kurcaladınız, halka halka böldünüz güzelim vatanı sonunda. soğan gibi bölündü cağnım vatan. Halka halka. Çember çember. :(

Başka?

Büyükşehir ve/veya İl merkezlerinde kadın belediye başkanı sayısı %100 arttı! Eskiden sadece Tunceli’de DTP/EMEP’li Songül Erol Abdil vardı, şimdi Tunceli’de DTP’li Edibe Şahin, Aydın’da CHP’li Özlem Çerçioğlu belediye başkanı seçildi. Muazzam bir kadın – erkek eşitliği. Helal olsun bütün partilerimize.

Antalya‘yı hardkor Kemalistler kazanmış. Üzüldüm.

Kılıçdaroğlu, İstanbul’da iyi direndi. Keşke ya kazansaydı ya da fark yeseydi. AKP de CHP de çok havalanmıştı, birinin havası alınsa iyiydi.

Bodrum‘da Kocadon, CHP’yi tahtından indirmiş. Absürt Laiklik Eden Gidiyor Goygoyu işe yaramamış. Sevindim.

DTP, doğuda AKP’ye ödünç verdiği belediyeleri misliyle geri aldı. Iğdır, tarihinde ilk defa DTP yönetimine geçti. Sevindim.

Eskişehir, Yılmaz Büyükerşen’de (DSP) kaldı. Sevindim.

anap

20 yıl öncesinin Ak Parti’si ANAP, İl Genel Meclisinde %0.76 almış. Rize dışında %3′ü geçtiği il yok. Kapatın gidin abi partiyi artık. Haydar Baş bile geçecek neredeyse.

Milliyetçi Hareket Partisi, korku salan ismine ve tarihine rağmen, kaç yıldır sürdürdüğü dönüşüm sonucunda iyice merkez partisi olma yolunda. (Hayır, Mansur Yavaş’a verdiğim oy için kendimi rahatlatmaya çalışmıyorum. Valla.) AKP’ye vermek istemeyen sağcılar ve CHP’ye vermek istemeyen “sol”cular MHP’ye vermeye başladı. Eski MHP yerine ise BBP yükseliyor. Yeniden, Allah sonumuzu hayır etsin.

DTP’nin yedeği olarak kurulan ve sadece İl Genel Meclis pusulasında bulunan, onda da herhagi bir aday açıkladı mı belli olmayan Barış ve Demokrasi Partisi 6712 oy alarak Yaşar Nuri Partisini geçti. ehehe. Adını mı beğendiniz amblemini mi beğendiniz n’aptınız arkadaş?

Seçim sonucunu illere ilçelere göre en güzel ntvmsnbc, partilere göre en güzel Hürriyet veriyor.

4 saattir bu yazıyı yazıyorum, toplam 938 kelime olmuş. Şu emeği derslerime versem profesördüm şimdi.

Taha Akyol Neyi Doğru Buluyor?

Mart 30, 2009

tahaakyolDün gece Taha Akyol konuktu bir yerlerde, şunu dediydi:

Doğuda DTP’ye oy verilmesini pek doğru bulmuyorum. Etnik olarak oy kullanılması doğru değil, tehlikeli.

Şimdi de CNN Türk’te konuk Taha Akyol, AKP’den MHP’ye geçen Aytaç Durak’ın AKP’nin az farkla önünde Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığını kazanması hakkında şunu dedi:

Belirli kişilerin ardından, hangi partiye giderse gitsin, feodal bir şekilde peşine takılıp oy verilmesini doğru bulmuyorum.

Neyi doğru buluyorsun Taha Akyol? Yahu yerel seçimlerde oy vereceğim adam AKP’den MHP’ye geçti diye ben yine AKP’nin merkezden belirlediği adaya mı oy vermeliyim? Esas önemli olan aday değil midir? Aytaç Durak’ı beğensem de, “ay dur peşine takılmayayım, ne o öyle feodal feodal” diyip AKP’ye mi vermeliyim oyumu? Esas feodal tavır bu değil mi, gerizekalı mıyım lan ben?

Etnik olarak oy kullanmayalım da dini olarak mı kullanalım Taha Akyol? Haa, hizmete oy verin diyorsun sanırım. Neden? Başkanı DTP’li olan belediyeye AKP’li hükümet kaynak ayırmaz diye mi? Yoksa DTP’li belediyeler belediyeciliği beceremiyor mu? Ee, bu belediyelerin yarısı AKP’nindi geçen dönem. Hizmetlerini beğenmemişlerdir belki? Hayır, ne bekliyordunuz ki, bir sikik  TV kanalı açtı diye “ya sev ya terk et”çi AKP’ye mi verecekti Kürtler oylarını?

Neyi doğru buluyorsun Taha Akyol? Açık açık desene sen şuna, “AKP’nin oy kaybetmesini doğru bulmuyorum, eğer AKP bütün belediyeleri kazanırsa, onu doğru bulurum.”

Kadıköy’de Yeşiller, Beyoğlu’nda Feminist Kolektif

Mart 28, 2009

yesiller_partisi_amblemiOnlara oy verirdim yani diyorum, oralarda olsaydım. İstanbul Büyükşehir’de de Akın Birdal‘a verirdim. Ne şanslı İstanbul’lular, böyle oy verilebilecek adayları olduğu için.

Kadıköy‘de Yeşiller Partisi üyesi Nursel Şengür, 78′liler Girişimi, DTP, EHP (Emekçi Hareket Partisi), EMEP, ÖDP, SDP, SEH (Sosyalist Emek Hareketi), SODAP (Sosyalist Dayanışma Platformu) ve Yeşiller Partisi’nden oluşan Kadıköy Birlikte Başarabiliriz Platformu‘nun ortak adayı. Geçen seçimlerde önce desteklenmesine karar verilen, sonra nedense vazgeçilen 2 (Bursa ve İzmir-2′de) yeşil adaydan sonra, ortak sol platformun desteklediği ilk yeşil aday kendisi sanıyorum. Herkesin yönetime kendi sokağından bağlayarak katılacağı, katılımcı bir yönetim vaadediyor. Öncelikle deprem önlemlerine ağırlık verecekmiş.

feminist_kolektifBeyoğlu‘nda ise Sosyalist Feminist Kolektif‘in adayı Ülfet Taylı Taş, ÖDP, Yeşiller ve zannedersem DSİP’ tarafından destekleniyor. DTP, ESP, SP, EHP, SODAP, Antikapitalist falan ise Yusuf Çetin diye başka bir ortak aday çıkarmayı tercih etmiş. Ülfet Tayl Taş, kadınlara, eşcinsellere ve tüm azınlıklara “özgür bir Beyoğlu” vaadediyor.

Evet, ikisinin de başkanlığı kazanmaları hayal, muhtemelen %10′u geçmeleri bile hayal, ama Hayır başlıklı yazımdaki durumun aksine, bu ilçelerde kazanacak olan aday ya zaten açık farkla belli, ya da kim kazanırsa kazansın benim için fark etmiyor. O yüzden gönlümdeki adaya gönül rahatlığıyla verebilirdim oyumu. (Evet, Ankara Büyükşehir’e yeşil aday diye babamı bile çıkarsanız oy vermem şu durumda.)

Bu arada Yeşiller bu “nasıl olsa kazanamaz” zihniyetine de bir çözüm bulmuş,3 ilçede belediye meclis üyeleri için bağımsız adayları var, ki bunların kazanması aslında iyi bir kampanyayla hayal değil. Kim bunlar? Bursa – Nilüfer’de Sevgi Mutlu, Tekirdağ – Merkez’de Kahraman Şahin, İstanbul – Şişli’de Sabri Ender Eren. Yeşiller’in diğer başkan adayları ise İzmir – Konak’ta (1) Derya Özgüzel ve Hatay – Samandağ – Tomruksuyu beldesinde Serpkaya Öz. Sayfalarından haklarında bilgiyi ve vaatlerini de görebilirsiniz.

Böylece bugünkü seçim propagandamızın sonuna geliyoruz. Yarın başka bir parti, başka şehirler ile tekrar görüşmek üzere, esen kalın.

1) Sahi Konak’taki seçim sonucunu da merakla bekliyorum. Eski SHP’li başkan şimdi AKPli aday Ahmet Sarışın mı, eski DSP’li başkan şimdi DSP’li aday Erdal İzgi mi, yoksa CHP’nin ilk adayı kabul edilmeyince seçtiği ikinci adayı, sevimli bir herife benzeyen Hakan Tartan mı kazanacak acaba?
Link: Yeşiller PartisiBağımsız Yeşil AdaylarSosyalist Feminist KolektifFeminist AdayAkın Birdal

Partilerin parti kapatmaya bakışı

Kasım 18, 2007

Yargıtay Başsavcılığının açtığı DTP’yi kapatma davası üzerine Birgün Gazetesi 4 “sol” parti, ve hatta AKP’nin görüşlerini yazmış. Önce şu üçüne bakalım:

Mehmet Ali Şahin. Adalet Bakanı (AKP): Yeni bir anayasa hazırlığı yaparken bir siyasi parti hakkında dava açılmış olması hoşuma giden bir şey değil.

Ufuk Uras. ÖDP Genel Başkanı ve Milletvekili: DTP akan kanın durdurulması ve sorunların çözümü için bir şanstır. Dar görüşlü yaklaşımla DTP’nin kapatılması, bu şansın elden kaçırılmasına yol açacaktır.

Uğur Cilasun. SHP Genel Sekreteri: Siyasi partileri kapatmanın çözüm olmadığı görüldü. Siyasi partileri kapatmamak lazım. Diyalog lazım.

Yani ne diyor; Kapatmayalım. Bu partilerden biri islamcı/liberal (o ne be?), biri sosyalist, biri sosyal demokrat. Şimdi de şu ikisine bakalım:

Mustafa Özyürek. CHP Genel Başkan Yardımcısı: Yargı sürecidir, konuşmak yargıya müdahale olur.

Zeki Sezer. DSP Genel Başkanı: DTP’ye bu davayı açanlar ellerindeki yasaya göre davranıyorlar. Bu aşamada DTP’ye çok iş düşüyor.

Biri, daha 5 ay önce karışmamışçasına “yargıya karışmama” kisvesi altında, kapatmaya susarak destek veriyor, diğeri de “yasa var kardeşim” diyerek aynı şeyi yaparken, bir de zaten hakkında dava açılmış partiye de “iş düştüğünden” falan bahsediyor. Bu 2 parti ne şimdi? Sol mu? Sosyal demokrat mı?

“İşin gücün yok, oturup chp ve dsp’nin sol olmadığını mı anlatıyorsun hala” diyeceksiniz de, “ben solcuyum” diyenlerin çoğu bu 2sinin ittifakına oy verdi seçimde? Onu ne yapacaz?

Haydi Can’la birbirimizi anlayalım veya DTP’nin işlevi

Ağustos 31, 2007

DTP açıklama yapmış. Demiş ki “öldürülen 11 PKK’lının naaşları ailelerine verilmiyor, bu durum kimyasal silah kullanıldığı şüphesi uyandırıyor.” Business Channel’da “Masadan Naklen” programında da Can Ataklı ve birileri, önce şaşırıyorlar, ilk defa duymuşlar böyle bir iddia tabi, nasıl gazetecilikse, sonra da yorumluyorlar, ama ağızlarından değil; “Yaauu 11 kişi için kimyasal silah mı kullanılır, ne gerek var ki”. Demiş ki DTP, “olay yerinde otlayan 2 at 8 koyun öldü, bu da kimyasal silah şüphesi uyandırıyor”, buna da büyük bir ciddiyetle cevap geliyor; “yaauu mantar yemiştir, zehirli ot yemiştir…” 4 kişiler masada, yarım saat konuşuyorlar, bir kişi de demiyor “peki neden naaşlar ailelerine teslim edilmiyor” diye.

Birbirlerine gazı veriyorlar da veriyorlar, daha da terbiyesizleşiyorlar; “Sebahat Tuncel hapisteydi, kimseden oy istemeden, kimsenin elini sıkmadan milletvekili oldu, demek ki “buna oy vereceksiniz” diyen bir güç var, ve şimdi bedelini istiyor.” Vaay, yani diyor ki o halk elini sıkmadan buna oy vermez, kesin pkk zorla verdirtmiştir, zaten dtp’nin örgütü falan da yok, onu geçtim, o bölgede Sebahat Tuncel’i destekleyen, ona oy isteyen 4 parti, onlarca platform oluşum bilmemne yok… Arada bazı yorumlar yapıyorlar, “size bu fırsatı veriyoruz, meclise girdiniz, değerini bilin” Lütfettiniz. Canlarım benim.

En sonunda Can Ataklı, ayarı veriyor; “Birbirimizi anlayalım diyorlar, neyi anlayacaz canım biz uzaydan mı geldik.” Evet Can Bey, anlaşılan, uzaydan geldiniz!

Bunları izleyip sinirden şapkamı yemeye başlamışken bir anda neşeleniverdim, çünkü işte DTP’nin meclise girmesinin en önemli sonuçlarından biri buydu! Bu açıklamalar eskiden de yapılırdı ama, ajanslara düşmez, kimsenin umrunda olmazdı, tabi, işleri yok bi de ANF’nin haberlerine mi bakıcaklar canım. Şimdi tartışıyorlar saçma sapan da olsa, ezberleri bozulur belki yavaş yavaş, ama beklediğimden de yavaş sanırım. Daha “birbirimizi anlayalım” lafına bölücülük deme aşamasındalar…

siyasal simge?

Ağustos 6, 2007

Gaye Erbatur DTP

chp’li Gaye Erbatur, meclisteki yemin törenine üzerinde 6 ok işlemeli ceketle katıldı. Aynı şekilde dtp’lilerden biri de mesela sarı bir ceket giyip, üzerine de şu logoyu işleseydi mesela, nasıl bir kıyamet kopardı düşünmek ister miyiz, mesela yani, ha?

Eşit canım herkes. Herkes eşit.

“andiçme”

Ağustos 5, 2007

(sözlükte yazmış biri, “andiçme” diye bir şey tdk sözlüğünde yok, ama anayasada var, çok harika)

9 saattir arada bir baktığım milletvekili yemin törenleri nihayet bitti. sadece bir şeyi belirticem;

Salona önce mhp “kurmay”ları gelmiş, yerlerinde oturuyorlar. Daha sonra hep beraber gelen dtplilerden bir grup (Ahmet Türk, Aysel Tuğluk ve Sırrı Sakık’ı gördüm) mhp’nin önüne gidip Devlet Bahçeli’yle adam gibi el sıkıştılar, Yazının devamını oku »

güneş’ten provokasyon

Ağustos 1, 2007

Güneş gazetesi’nin bugunkü 1. sayfasında solda Sebahat Tuncel’in milletvekilliğine kaydolurken çekilmiş Türk bayrağı altında fotoğrafı var, altında da bir yazı:

“Bayrağın altında çok sıkıntılıydı”

Üzerinde ayyıldız var diye diğer DTP’liler gibi TBMM rozeti almayan PKK’lı vekil Tuncel’in Türk Bayrağı önündeki tedirginliği dikkat çekti.

Şimdi, öncelikle Sebahat Tuncel rozet aldı, hatta tv’de rozeti çantasına atarkenki görüntüsü bile var, o sırada gazeteciler takın dedi, onu yapmadı sadece. “PKK’lı” saçmalığına hiç değinmeyeceğim zaten de, (yeter) “Türk Bayrağı önündeki tedirginlik” ne ulan. Hasbelkader tedirgin görünen bir fotoğraf çekmişsiniz arkasına Türk Bayrağı getirerek, sanki o sırada arkasında bayrak var diye tedirgin olmuş gibi yazmışsınız. İğrençsiniz. Neyse, haber şöyle devam ediyor:

“PKK koğuşundan Meclis katipliğine”

Milletvekili seçildikten sonra PKK üyesi olmak suçundan yattığı cezaevinden çıkartılan Sebahat Tuncel, meclisin en genç üyesi olduğu için Geçici Başkanlık Divanın’nda katip üye olarak görev yapacak.

Devamında da devletin bir teröriste 8 milyar (8bin ytl bu 19 aydır ya…) maaş vermesinden bahsetmiş. Öncelikle, provokasyon amaçlı olmayan yerleri bile yanlış bu gazetenin yahu, Sebahat Tuncel en geç vekil değil, en genç 6 vekilden biri olduğu için 6 katip üyeden biri olacak. (Bu arada bu 6 üye 4 akp 2 dtp’liden oluşuyor) Esas ölümcül yanlış ise, “yattığı” değil “tutuklu yargılandığı” olması gerekiyor tabi cezaevi tanımlanırken, ama umrunda değil tabi Güneş’in, kasti zaten, Yeniçağ’ın faşist provokasyon tahtına oynuyor zira. Ama işin kötüsü 160bin satıyor bu gazete. Türkiye’den, Star’dan, Yeni Şafak’tan fazla. Yeniçağ’ın 3 katı…

bağımsız

Temmuz 31, 2007

22 temmuz seçimlerine rekor ayıda bağımsız aday katıldı biliyoruz, bahsedeceklerim dtp’den istifa edip bağımsız aday olanlar. gerçi geç kaldım, adamlar kaydoldu bile dtp’ye tekrar, neyse. bunlara “bağımlı bağımsız” gibi saçma sapan sataşıyorlar bazen, ki çok komik, adamlar zaten inkar etmiyor ki dtp’li olduğunu, kendini bağımsızmış gibi gösterip onra dtp’ye girmeyecek ki, baştan beri biliniyor bunun sadece barajı aşmak için bir yol olduğu. Baskın Oran’a diyorlardı böyle bir de mesela “sorosçu bu, bağımsız değil ki ehelehel”, yine embesilceydi (ki başka bir yazının konusu olabilirdi ama üşendim tabii ki, sözlükten baskın oran ve sorosçu başlıklarına falan bakılabilir) de bu artık öyle böyle değil.

akp vs dtp

Temmuz 28, 2007

22 temmuzda ak parti en büyük oy patlamasını doğu ve güneydoğuda yaşarken, dtp’nin oyları beklenenden çok az çıktı. doğu anadoluda 2002de 32,2 olan ak parti oyu şimdi 54,6′ya çıktı. Güneydoğuda ise 26,5′tan 53,1′e çıktı oranlar. DTP’nin bağımsızları ise Türkiye genelinde dehap’ın %6,2’sinden %4′ün bile altına düştü. Adamlar 35 milletvekili hayal ederken 21 ile mi ne, grubu zor kurtardılar, Sebahat’i de kaybederlerse belki Ufuk Uras’a muhtaç olacaklar. Bir sürü nedeni var bunun orada burada yazılıp çizilen. Bir tanesi var ki bir anda benim aklımda beliriverdi şimdi, yazayım hemen dedim;

Senelerdir hani “amman refah gelmesin”, “amman fazilet gelmesin” ve dahi “amman akepe gelmesin” diye dsp’ye chp’ye kerhen atıyoruz ya oy (ben atmıyorum, haşa) Kürt seçmen de bu seçimde, “amman chp+mhp gelmesin” diyerek ak parti’ye oy atmış olabilir. “Hükümette bu (en hafif tabirle) Türk milliyetçisi koalisyon varken dtp grubu 35 kişi olsa ne değişecek” diye düşünmüş olabilirler pekala, “varsın dtp az kişi olsun, ama hükümet ak parti olsun” demişlerdir. Tam da grup kurmanın sınırında milletvekili çıkarmaları da “allahın işi” heralde.

akp vs chpmhptsk

Temmuz 28, 2007

Hayatımda sonuçlarına en çok sevindiğim seçimi geride bıraktık, oy verdiğim aday 8985 (yani %0.7, yani “binde 7”) oy almasına rağmen. Halk CHP-MHP-TSK ittifakına cevabı verdi ve şu durumumuzda nisbeten “demokrat” (halimize bak, atam sen kalk da ben yatam, teheyy) ak parti’yi yarıya yakın oyla tepemize getirdi. (Burada Genç Siviller’in “27 Nisan’a cevap 22 Temmuz’da verildi” tespiti katılınası.) Bunun yanında 16 yıldır sadece milliyetçi hezeyan yaratma amacı olunca sesi duyurulan, her fırsatta önü kesilen DTP’nin 21 vekille de olsa meclise girebilmesi, 38 yıldır sesleri duyulmayan sosyalistlerin, bir Ufuk, bir de Akın Birdal’la da olsa meclise girmeleri, %10′luk manyak baraja rağmen halkın %87’sinin mecliste temsil edilmesi daha da büyük mutluluk sebeplerimdi.

Esas bahsetmek istediğim, ak partinin %47’si ile hezimete uğrayan, aylardır bağırıp çağıran ulusalcı/milliyetçi/militarist koro’nun hezimete uğraması. Bu darbecilerin 80’lerdeki versiyonlarının yaptığı saçma sapan düzenlemeler sebebiyle %34 oyla meclisin %60 civarını ele geçiren ak parti, istediği adayı cumhurbaşkanı seçtirmek istediğinde koparılan sahte “şeriat geliyor” hezeyanı ile başladı her şey, tescilli faşistlerle yemekler yiyen, zamanında darbe yapası gelmiş paşaların derneği ADD’nin mitingleri, TSK’nın tam da zamanında gelen açıklamasıyla Anayasa Mahkemesinin demokrasiyi askıya alan kararı (burada “faşizm konuşma yasağı değil söyleme mecburiyetidir” ilkesi nedeniyle söylemek zorundayım ki Abdullah Gül tabii ki benim için ideal, moda tabirle beni de “kucaklayan” bir cumhurbaşkanı adayı değildir, ama halkın çoğunluğunun desteğiyle o köşke çıkmaya sonuna kadar hakkı vardır, ayrıca eşinin başörtülü olması, Baskın Hoca’nın dediği gibi “devletin başörtüsüyle barışması”nı sağlayacaktır, o da ayrı) ve sonunda erken seçimle noktalandı. Bu olaylarla şahsımca chp meclise bile giremeyecekken oylarını sadece %1 düşürmeyi başardı. (Bu arada ak parti’yi de %13 arttırdı. ahaha.)

Benim esas eğlencem ise daha 22 temmuz akşamı kanaltürk ekranlarında saçları bir kaç ton ağaran Tuncay Özkan’la başladı (ceren’in esprisi bu, sözlükte çaldım, last fm‘de de çalınca burada da çalmış sayılmamda bir sakınca yok diye düşündüm). “Kahraman Türk halkı, bu hainlere, iç mihraklara gereken cevabı verecektir”ci ulusalcı koro, bir anda “Aziz Nesin haklıymış”, “Halk doğru seçim yapamadı”, “bu ülkeden gitmek gerek” diye bağrışmaya başladı. Seçimlere kadar saadet partisi yayın organlığı yapan (çok cin ya bunlar, akepe oylarını bölecekler) hardkor kemalist kanal b, “efendim bu hükümete halkın %53ü karşı, böyle demokrasi mi olur, kendimizi kandırmayalım yauu” diyen bir amca çıkardı, kırk yıllık sosyal demokrasi vakfı kurucusu Zafer Üskül şeriatçı ilan edildi, Zülfü Livaneli resimleri üzerine çarpılar atıldı, daha neler neler. Yani şunları izledikten sonra “keşke ak partiye verseydim de şu komedide benim de payım olsaydı” demedim değil.

Neyse, en azından artık “x’ler irana, y’ler kuzey ıraka, z’ler moskovaya” demiyorlar da , “bu ülkede yaşanmaz, biz gidelim” diyorlar. Yolunuz açık olsun. Gidin de biz Türk, Kürt, Ermeni, alevi, ateist, dindar, dinci, sosyalist, demokrat, liberal, muhafazakar birlikte yaşayalım huzur içinde. (buna da sözlükte bi yerlerden esinlendim. az ibne değilim)