Posts Tagged ‘ergenekon’

Ergenekon ziyareti

Eylül 3, 2008

Ülkenin silahlı kuvvetleri gidiyor bir takım tutuklu, haklarında çok ciddi suçlamalar olan adamları ziyaret ediyor, üzerine bir de “bak size güveniyoruz, bunlara bi şey yapmayın ha” diye babalanıyor yargı‘ya. Sirke döndü memleket.

Al genç sivillerin yazısı, boldları ben yaptım:

Veli Küçük buna çok darılacak

Yeni Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un ilk icraatı Ergenekoncu meslektaşlarına sahip çıkmak oldu.

Kocaeli Garnizon Komutanı, Başbuğ’un emriyle Ergenekon tutuklusu Tolon ve Eruygur’u ziyaret etti. Bir de Genelkurmay, ziyaretin TSK adına yapıldığını sanki sormuşuz gibi, göğsünü gere gere açıkladı.

Çok merak edilen “Ergenekon’un muvazzaf subaylara ilgisi” böylece ortaya çıkmış oldu.

Genelkurmay Başkanı bu hareketiyle sözde değil, özde bir Genelkurmay Başkanı olacağı mesajı vermeye çalışırken bir kez daha hepimize özde değil sözde bir demokrasimiz ve hukuk devletimiz olduğunu hatırlattı.

Ayrıca bu ziyaretle Şemdinli’deki bombacı askerler için “Tanırım, iyi çocuklar” diyen Büyükanıt’tan sonra, İlker Başbuğ da “Tolon ve Eruygur’u tanırım, iyi paşalardır’ diyerek post-modern odaklara inat bir askeri geleneğe sahip çıkmış oldu.

Ama bu ziyaretin başka bir emekli paşa ve Ergenekon tutuklusu olan ancak bunca zamandır TSK tarafından ziyaret edilmeyen Veli Küçük’ü derinden yaraladığını tahmin etmek güç değil.

Yine hiç şüphe yok ki bu ziyaret ” artık komutanlardan laf değil icraat istediğini” belirten küskün Deniz Baykal’ın da gönlünü çelecektir.

TSK’nın resmen ve bağıra çağıra “Ergenekon’un iyi paşalarını” ziyaretinden sonra, Şemdinli’de Ferhat Sarıkaya’nın başına gelenlerin Ergenekon Savcısının da başına gelmesinden endişe ediyoruz.

Bu ziyaretin neden yapıldığı ve neden böyle duyurulduğu hakkında hemen bütün bu paşaların bağlı olduğu hükümetten ve aylardır zırt pırt “yargıya müdahale ediliyor” diye muhtıralar yayınlayan Yargıtay ve Danıştay’dan birer açıklama bekliyoruz.

Sorular

Temmuz 9, 2008

Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez orgeneraller tutuklandı. Bu tutuklamalar TSK’nın izniyle mi yapıldı, yoksa TSK’ya karşı gelerek mi? TSK buna izin verdiyse kendi içinde bu ergenekona bulaşmış olanlardan gerçekten kurtulmak için mi izin verdi, yoksa istemeyerek, karşılığında bir takım tavizler kopararak mı? (Kürt sorunu, Kıbrıs sorunu ile ilgili olabilir?) Başbuğ-Paksüt görüşmesinde neler konuşuldu? Dağlıca saldırısı önceden bilindiği halde, neden önlem alınmadı? Yoksa bu kadar kayıp gerçekten önlem alınmasına rağmen mi yaşandı? Ortaya çıkan ve doğrulanan bu iki belgeyi Taraf gazetesi nasıl ele geçiriyor? Ordunun içinden birileri mi sızdırıyor? TSK içersinde bir iktidar çatışması mı var? Peki Ergenekon örgütünün nerelerde parmağı var acaba? O parmak Susurluk’a, Necip Hablemitoğlu’na, Hrant Dink’e kadar uzanıyor mu? Yayınlanması Nokta dergisinin sonunu getiren, geçen günlerde Taraf’ta tekrar yayınlanan darbe günlükleri gerçek mi? Özden Örnek’in oğullarının Çalık grubuyla ilişkisinin bunla ne alakası olabilir? TSK gibi bir kuruma bu derece kafa tutacak “göz”e Taraf gazetesi nasıl sahip? Kafalarına dipçiği yemeden bu demokrasi mücadelelerinde başarılı olabilecekler mi? Ülkenin belki de çehresini tümden değiştirecek, bu kadar önemli olaylar olurken neden göz altına alınan Mustafa Balbay’a bir okurun yolladığı “şu isimler CHP’ye katılsın, ben böyle istiyorum” içerikli saçma sapan bir e-mail suç delili olarak sunulup, komik duruma düşülüyor? Ne zamandır yapılması gereken bu operasyonu nihayet yapabilen AKP, neden bin bir hata yaparak soruşturmanın ciddiyetini zedeliyor? Sahi bu ülkede yıllardır yapılması gereken şeyleri neden bu islamcı/muhafazakar demokrat parti ve başındaki bu meymenetsiz yapıyor? Peki geçen her gün soruşturmanın ciddiyetine daha çok zarar verirken, etrafımızdaki “ılımlı Kemalist” insanlar bile böyle giderse artık darbeden medet umacaklarını söylerken bu iddianame ne zaman açıklanacak artık? Madem geçen hafta yapılan tutuklamalar ek iddianamede yer alacak, iddianamenin geçen hafta açıklanacak denip açıklanmamasının sebebi ne? Ulan o gecekonduda bulunan bombaları neden imha ettiniz…

Siz böyle bunlarla cebelleşin, ben gidiyorum. Bir buçuk ay kadar Norveç ve İsveç’teyim. Belki internet bağlantısı ve Türkçe gazete yoktur oralarda. Ooooh mis gibi…

Adım adım “Taraf vs İşçi Partisi”

Mart 28, 2008

23 Mart Pazar
Taraf Gazetesi, İşçi Partisi’nde el konulan CD’lerden birinde Yargıtay’ın krokisinin bulunduğu bigisini ele geçirir, haberle ilgili bilgileri ertesi gün yayınlanmak üzere İstanbul’daki gazete merkezine fakslar.

24 Mart Pazartesi
Yargıtay krokisi haberi Taraf’ta manşet olur. İç sayfada, Ankara bürosundan faksla gelen kroki ve kroki ile ilgili bilgiler de yayınlanır.

26 Mart Çarşamba
İşçi partisi, 24 Martta Taraf’ta yayınlanmış resimlerde bile üstündeki “TARAF” yazısı ve Ankara bürosunun faks numarası (künyede de yazan faks) belli olan, yani zaten Taraf’tan gönderildiği apaçık belli olan faksın 23 Mart’ta değil de 13 Mart’ta, Taraf merkezine değil de İşçi Partisi genel merkezi’ne gönderildiğini iddia eder. Ama bu belgelerin manşet olmasına kadar geçen 11 günde, ellerinde Taraf gibi en büyük düşmanları, “ikinci cumhuriyetçi, emperyalist uşağı” bir gazeteden gelmiş, “nerelerde güvenlik zaafı olduğu”na kadar ayrıntılı Yargıtay krokisiyle 11 gün oturan İşçi Partisi’nden neden hiç ses çıkmadığı açıklanmaz.(1) Taraf’ın böyle şahane bir komployu kurarken belgeleri mal gibi kendi bürosundan yollayıp, bi de onları faks numaralarını bile silmeden gazetesine basma ihtimali de biraz düşük görünmektedir.
İşçi Partisinin bu saçmalığı medyaya da yansır. Özellikle Karamehmet’in faşist ve tatlısu faşisti gazetelerinde (H.O. Tercüman ve Güneş) yaygara kopartılır, son zamanlarda demokrasiden yana gözüken NTV bile haberi sadece İşçi Partisi kaynaklı verir.

27 Mart Perşembe
Taraf, işin aslını açıklar, bir güzel ayar verir.(2) Faks kayıtlarının da Ankara bürosunda bulunduğu belirtilir.
İşçi Partisi, ayar aldım mutluyum deyip oturacağına alternatif zaman gazetesi yalanlamalari‘nın şahane bir örneğini sunar. (Sondan 7. paragraf)

28 Mart Cuma
Taraf, içinde kroki bulunan cd’nin seri numarasını ve tutanakları kadar yayınlar.

(1) Acaba “liboş” Taraf ile “nasyonal sosyalist” İşçi Partisi birlite Yargıtay’a saldırı mı planlıyordu da Taraf bunları satarak belgeleri yayınladı? Yoksa sadece “belki bir gün işe yarar, dursun” diyerek belgeleri sakladı mı İP?
(
2) Aynı gün verilmiş çok şahane başka bir ayar da şurada.