Kendime en yakın sosyal demokrat oluşum olarak gördüğüm sodev, Baykal’a şöyle bir çağrıda bulunmuş. Kısaltarak aktarayım buraya da;
SODEV, bugüne değin, CHP Genel Başkanı’na yönelik kişisel sitemlerden kaçınmıştır. (…) CHP’nin önünün açılmasına izin vermek, Genel Başkan’ın, partisine bundan böyle yapabileceği en önemli hizmet olacaktır. CHP, kuşkusuz ki, üst yöneticilerinin istifasıyla bir günde değişip dönüşebilecek değildir. Ancak “rehabilitasyon süreci”nin ilk adımı da budur. (…) Sosyal demokrasiyi temsil ettiği varsayılan bir akımı, halkla bütünleşmekten ve gerçekten sosyal demokrasiye evrilmekten alıkoymamalıyız. (…) Sayın Baykal ve yönetici kadro görevlerini bırakmalıdır.
SODEV, Baykal’ın istifa etmesini, chp’nin yeni bir kurultay yapmasını, bunun sosyal demokrasinin tüm renklerini içererek, “parti içi demokrasi” kurallarına uygun olarak gerçekleştirilmesini, sosyal demokrasiyi temsil ettiği “varsayılan” chp’nin halkla bütünleşmesini, gerçek sosyal demokrasiye evrilmesini tavsiye ediyor. Biraz fazla şey istemiyor mu, ve bunların gerçekleşme olasılığını gerçekten yüksek mi görüyor?
Şahsen Baykal’ın istifası gerçekleşse bile diğer olması gerekenlerin olma olasılığını çok düşük gördüğümden, bu sonu nereye varacağı çok şüpheli rehabilitasyon sürecine başlama riskini almak istemiyorum, ardından gelmesi muhtemel isimleri (Hikmet Çetin? Mustafa Sarıgül???) de düşününce Baykal’ın istifa etmemesine çok seviniyorum. Aman böyle deyince “Sarıgül geleceğine Baykal kalsın”cılardan olduğum sanılmasın. Bu çok derin sorunları olan partinin bir lider değişikliği yaşarsa biraz silkelenerek Türkiye solunu tıkama görevini layıkıyla yerine getirmeye devam edeceğindan korkuyorum. Baykalın chp’nin başında kalması ve sosyal demokrasinin tüm renklerini içerecek, demokratik, özgürlükçü yeni bir sol partinin kurulmasıyla, sonraki seçimlerde Baykal’ın, partisi, kadroları, hizbi, tüm o Mehmet Sevigenleri, Önder Savları, Onur Öymenleri ile birikte siyaset sahnesinden silinmesini, tüm halk nezdinde anca bir Besim Tibuk kadar dikkate alınan bir konuma gelmesini dört gözle bekliyorum.
Gelin, devletin derinliklerine demir atmış, içinde Baykal çizgisinde olmayan bir elin parmakları kadar insan kalmamış, sola uzak, statükocu bir devlet partisi olan chpyi gerçek bir sola, “özgürlükçü, demokratik bir sol”a dönüştürmeye harcayacağımıza emeklerimizi, yeni bir sol parti kurmaya harcayalım! shp‘den, ödp‘den, dsp‘den, emep‘ten, sdp‘den, dtp‘den, dsip‘ten ehp‘den yeşiller‘den ve hatta chp‘den katılanlarla, sodev‘in, 10 aralık‘ın, DurDE‘nin küresel bak’ın, bhuv’un, keg’in desteğiyle, örgütsüzlükten rahatsız binlercemizin katılımıyla ülkenin gerçekten solda duran, emekten, özgürlükten, demokrasiden, çok kültürlülükten, katılımcılıktan, anti-militarizmden, eşitlikten, gerçek laiklikten, gerçek adaletten, barıştan, çoğulculuktan yana, kitle partisini kuralım! Devletin kuruluşunda çok büyük öneme sahip, ama görevini çoktan tamamlamış, “muasır medeniyetler”deki “sol”un tam zıttında duran chp’yi tarihe gömelim! Gömelim ki -kaldıysa- saygımızı daha çok yitirmeyelim. Gömelim ki, çocuklarımız, torunlarımız onu “Türkiye solunun tıkacı” olarak değil, “Cumhuriyetin kurucusu parti, Atatürk’ün partisi” olarak bilsin.